Cumhurbaşkanına Hakaret Suçu ve Yaptırımları (TCK m.299)
- Bulut Ozan Irmak

- 24 Eki 2025
- 2 dakikada okunur
1. Giriş
Demokratik hukuk devletlerinde ifade özgürlüğü temel bir hak olmakla birlikte, bu özgürlüğün sınırları başkalarının onur ve saygınlık haklarıyla kesiştiğinde hukuki yaptırımlar gündeme gelir.Türk Ceza Kanunu’nun 299. maddesi, Cumhurbaşkanının kişilik haklarını korumak amacıyla özel bir düzenleme içermekte ve Cumhurbaşkanına yönelik hakaret eylemlerini ayrı bir suç tipi olarak tanımlamaktadır.
Bu düzenleme, hem Cumhurbaşkanlığı makamının saygınlığını korumayı hem de siyasal eleştirinin sınırlarını çizmeyi amaçlar.
2. Hukuki Dayanak
Türk Ceza Kanunu (TCK) m.299: Cumhurbaşkanına hakaret.
Anayasa m.104: Cumhurbaşkanının görev ve yetkileri.
Anayasa m.26: İfade özgürlüğü.
Anayasa m.90: Milletlerarası antlaşmaların uygulanması (AİHS m.10 ile birlikte yorumlanır).
3. TCK m.299’un Hükmü
Madde 299 –
Cumhurbaşkanına hakaret eden kişi, bir yıldan dört yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
Suçun alenen işlenmesi hâlinde ceza altıda bir oranında artırılır.
Bu suçun kovuşturulması, Adalet Bakanının iznine tabidir.
4. Suçun Unsurları
a) Fail
Bu suçun faili herkes olabilir; Türk vatandaşı veya yabancı fark etmez.
b) Mağdur
Tek mağdur Cumhurbaşkanıdır. Cumhurbaşkanına yönelik olmayan genel ifadeler bu madde kapsamında değerlendirilemez.
c) Fiil
Fiil, sözle, yazıyla, görselle, sosyal medya paylaşımıyla veya ima yoluyla gerçekleştirilebilir.Fiilin hakaret niteliğinde olması için, ifadelerin kişinin onur, şeref veya saygınlığını rencide edecek mahiyette olması gerekir.
d) Kast
Suç, doğrudan kastla işlenebilir. Failin Cumhurbaşkanına hakaret ettiğini bilerek ve isteyerek hareket etmesi gerekir.
5. Suçun Nitelikli Hali
TCK m.299/2’ye göre suçun alenen işlenmesi hâlinde (örneğin sosyal medyada veya mitingde), ceza altıda bir oranında artırılır.Yargıtay uygulamalarına göre, sosyal medya platformları (X, Facebook, Instagram) “aleni ortam” olarak kabul edilmektedir.
6. Uygulamada Karşılaşılan Sorunlar
Eleştiri – hakaret ayrımının belirlenmesindeki zorluklar,
Siyasi eleştiri amacıyla yapılan açıklamaların suç olarak değerlendirilmesi riski,
İfade özgürlüğü ile devletin başı sıfatının korunması arasında dengenin kurulması,
Sosyal medya paylaşımlarında bağlamın ve kastın tespit edilmesi güçlüğü.
7. Yargıtay ve Anayasa Mahkemesi Kararları
Yargıtay 16. Ceza Dairesi, 2019/4158 E., 2020/2314 K.:
“Cumhurbaşkanına yönelik eleştiriler, ağır dahi olsa, eğer aşağılayıcı kast taşımıyorsa ifade özgürlüğü kapsamında değerlendirilmelidir.”
AYM, Bireysel Başvuru, 2016/16092:
“Cumhurbaşkanına yönelik eleştirilerin cezalandırılması, demokratik toplumda gerekli bir sınırlama olmalıdır. Siyasi tartışma alanı geniştir.”
Yargıtay 18. CD, 2021/4523 E., 2022/3162 K.:
“Cumhurbaşkanına yönelik ağır eleştiriler hakaret suçu kapsamında değerlendirilebilmesi için, somut olarak kişisel saldırı içermelidir.”
8. Hukuki Süreç
Suç Duyurusu: Cumhuriyet Savcılığı’na yapılır.
Adalet Bakanlığı İzni: Kovuşturma için zorunludur (TCK m.299/3).
Soruşturma: İfade, paylaşım veya beyan incelenir; fail tespit edilir.
Yargılama: Asliye Ceza Mahkemesi’nde yapılır.
Savunma: Fail, ifadelerinin eleştiri sınırları içinde olduğunu ileri sürebilir.
9. Yaptırımlar ve Alternatif Çözümler
Bir yıldan dört yıla kadar hapis cezası öngörülmüştür.
Hükmün açıklanmasının geri bırakılması (HAGB) veya erteleme kararı uygulanabilir.
Fail, özür veya tekzip yayımlayarak manevi tazminat sorumluluğunu hafifletebilir.
10. Sonuç
Cumhurbaşkanına hakaret suçu, demokratik sistemlerde tartışmalı bir alan oluşturmaktadır.Yargı organları, bu tür davalarda ifade özgürlüğü sınırlarını titizlikle değerlendirmelidir.Yargıtay ve Anayasa Mahkemesi kararları birlikte incelendiğinde; eleştiri, hiciv ve ifade özgürlüğü kapsamında kalan açıklamaların cezai yaptırıma konu edilmemesi gerektiği sonucuna varılmaktadır.


Yorumlar