top of page

Dolandırıcılık Suçu ve Ceza Davalarında İspat Sorunları

  • Yazarın fotoğrafı: Bulut Ozan Irmak
    Bulut Ozan Irmak
  • 17 Kas 2025
  • 2 dakikada okunur

1. Giriş

Dolandırıcılık suçu, Türk Ceza Kanunu’nun 157. ve 158. maddelerinde düzenlenmiş olup, failin hileli davranışlarla bir kimseyi aldatması, onun veya başkasının zararına olarak kendisine veya bir başkasına haksız kazanç sağlaması şeklinde tanımlanır.

Günümüzde özellikle internet, sosyal medya ve mobil bankacılık gibi teknolojik alanlarda dolandırıcılık vakalarının artmasıyla birlikte, bu suçun ispatı ve yargılama süreçlerinde ciddi hukuki sorunlar ortaya çıkmaktadır.

2. Hukuki Dayanaklar

  • TCK Madde 157 – Basit Dolandırıcılık:

    “Hileli davranışlarla bir kimseyi aldatıp, onun veya başkasının zararına olarak kendisine veya başkasına haksız çıkar sağlayan kişi, bir yıldan beş yıla kadar hapis ve beş bin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır.”

  • TCK Madde 158 – Nitelikli Dolandırıcılık:

    Suçun kamu kurumlarının araç olarak kullanılması, bilişim sistemleri, banka veya kredi kurumları vasıtasıyla, ya da dini duyguların istismarı suretiyle işlenmesi halinde ceza 3 yıldan 10 yıla kadar hapis ve 5.000 güne kadar adli para cezasıdır.

  • TCK Madde 168: Etkin pişmanlık hükümleri.

  • CMK Madde 160-217: Delil toplama, değerlendirme ve ispat yükü.

3. Dolandırıcılık Suçunun Unsurları

  1. Failin Hileli Davranışları:Failin, aldatma kastıyla planlı, kandırıcı davranışlarda bulunması gerekir.(Örneğin, sahte kimlik kullanmak, yalan beyanla para almak.)

  2. Mağdurun Aldatılması:Hileli davranış sonucu mağdurun gerçeği yanlış algılaması gerekir.

  3. Zarar ve Haksız Menfaat:Mağdur zarara uğramış, fail ise menfaat elde etmiş olmalıdır.

4. Nitelikli Dolandırıcılık Hâlleri (TCK m.158)

Ağırlaştırıcı sebeplerin başlıcaları şunlardır:

  • Dini duyguların istismarıyla,

  • Kamu kurum ve kuruluşlarının araç olarak kullanılmasıyla,

  • Banka veya kredi kurumlarının kullanılmasıyla,

  • Bilişim sistemleri aracılığıyla,

  • Sigorta bedelini almak amacıyla,

  • Tacir veya şirket yöneticisi sıfatıyla,

  • Kamu görevlisinin görevini kötüye kullanarak işlemesi.

Bu hallerde ceza alt sınırı yükselir ve para cezası da artırılır.

5. Dolandırıcılık Davalarında İspat Sorunları

a. Delil Yetersizliği

  • Hile kastının ispatı güçtür; yalnızca mağdur beyanı yeterli görülmez.

  • Yargıtay, hilenin “ağır ve yoğun” nitelikte olması gerektiğini vurgular.

b. Elektronik Dolandırıcılıkta Teknik Deliller

  • IP adresi, log kayıtları, dijital para transferleri gibi teknik veriler önemlidir.

  • Ancak bu verilerin toplanması çoğu zaman geç yapılmakta, delil zinciri bozulmaktadır.

c. Mağdurun Dikkatsizliği ve Rızası

  • Bazı durumlarda mağdurun rızası veya dikkatsizliği, suçun oluşumuna etki eder.

  • Yargıtay, “taraflar arasında hukuki ilişki varsa” dolandırıcılıktan ziyade borçlar hukuku uyuşmazlığı olarak değerlendirebilir.

d. Tanık ve İfade Çelişkileri

  • Tanık beyanlarının tutarsızlığı davanın seyrini değiştirir.

  • Bu nedenle maddi delillerle desteklenmeyen iddialar reddedilebilir.

6. Yargı Kararlarından Örnekler

  • Yargıtay 15. Ceza Dairesi, E.2020/1215, K.2021/2314:“Basit aldatma, dolandırıcılık suçunun oluşması için yeterli değildir; hile ağır ve ustaca olmalıdır.”

  • Yargıtay 11. CD, E.2019/632, K.2020/1892:“Bilişim yoluyla yapılan dolandırıcılıkta failin IP kaydıyla bağlantısının kesin olarak belirlenmesi gerekir.”

  • Yargıtay 15. CD, E.2018/4872, K.2020/1219:“Taraflar arasında önceden mevcut ticari ilişki varsa, dolandırıcılık suçu değil, alacak-borç ilişkisi doğar.”

7. Vatandaşların Hukuki Süreçte Karşılaştığı Sorunlar

  • Şikayet süresinin kaçırılması (6 ay kuralı)

  • Failin kimliğinin tespit edilememesi (özellikle internet dolandırıcılığı)

  • Uzayan soruşturma süreçleri

  • Mağdurun zararının tazmin edilmemesi

  • Etkin pişmanlık hükümlerinin yanlış uygulanması

8. Hukuki Çözüm Önerileri

  1. Delil toplama süreci hızlandırılmalıdır.Dijital delillerin korunması için CMK m.134 kapsamında teknik inceleme yapılmalıdır.

  2. Uzman bilirkişi incelemeleri zorunlu hale getirilmelidir.

  3. Mağdurun zararının giderilmesi, failin ceza indirimi için teşvik edici olmalıdır (TCK m.168).

  4. Savcıların bilişim suçları konusunda özel eğitim alması sağlanmalıdır.

  5. Mağdurlar, şikayetlerini ivedilikle Cumhuriyet Savcılığına bildirmelidir.

9. Sonuç

Dolandırıcılık suçu, toplumun ekonomik ve ahlaki düzenine doğrudan zarar veren karmaşık bir suç tipidir.Teknolojik araçlarla işlenmesi, hem ispat hem de kovuşturma aşamalarında güçlükler yaratmaktadır.

Bu nedenle, etkin delil toplama yöntemlerinin uygulanması, uzmanlaşmış soruşturma birimlerinin devreye girmesi ve mağdur haklarının korunması büyük önem taşımaktadır.Yargı içtihatları da giderek dijital ortamda işlenen dolandırıcılık vakalarına uyum sağlamaktadır.

 
 
 

Son Yazılar

Hepsini Gör
Marka Hakkının İhlali

Hukuki Uyuşmazlık ve Güncel Sorunlar: Marka hakkı, bir kişinin veya kurumun tescilli markasını koruma altına alan en önemli fikri mülkiyet haklarından biridir. Türkiye’de özellikle e-ticaretin ve sosy

 
 
 
Cumhurbaşkanına Hakaret Suçu ve Yaptırımları

Hukuki Uyuşmazlık ve Güncel Sorunlar:Cumhurbaşkanına hakaret suçu, TCK m.299’da düzenlenmiş olup Türkiye’de oldukça hassas bir konudur. Bu suç, Cumhurbaşkanına karşı doğrudan küçük düşürücü, aşağılama

 
 
 

Yorumlar


(0212) 660 09 92

  • LinkedIn Sosyal Simge

E-5 Yanyol Cd. , Nivo Ataköy A Blok D.12 -  Ataköy istanbul, 34158 Bakırköy/İstanbul

  • Google Places
bottom of page