TCK Kapsamında ve Yargıtay İçtihatlarıyla Belirlenen Suç Sayılan İfadeler
- Bulut Ozan Irmak

- 23 Eki 2025
- 2 dakikada okunur
1. Giriş
Türk hukuk sisteminde ifade özgürlüğü, Anayasa’nın 26. maddesiyle güvence altına alınmıştır. Ancak bu özgürlük sınırsız değildir; başkalarının şeref ve haysiyetini, özel yaşamını veya kamu düzenini ihlal eden söz, yazı veya eylemler hukuken suç teşkil eder.Bu bağlamda Türk Ceza Kanunu (TCK), belirli ifadeleri ve davranış biçimlerini hakaret, tehdit, nefret söylemi, kamu barışına karşı suçlar gibi başlıklar altında cezalandırmaktadır.
2. Hukuki Dayanak
TCK m.125–131: Hakaret suçları
TCK m.106: Tehdit suçu
TCK m.216: Halkı kin ve düşmanlığa tahrik
TCK m.267: İftira
TCK m.218: Basın yoluyla işlenen suçlar
TCK m.299: Cumhurbaşkanına hakaret
TCK m.301: Türk Milletini, Devleti veya Devlet kurumlarını aşağılama
TCK m.216/2: Kamu barışını bozmaya elverişli nefret söylemleri
3. Suç Sayılan İfade Türleri
a) Hakaret İçeren Söz ve İfadeler
Bir kimsenin onur, şeref ve saygınlığını rencide eden ifadeler hakaret suçu oluşturur.Yargıtay’a göre;
“Aptal, şerefsiz, hain” gibi sözcükler doğrudan hakaret kabul edilir.
Eleştiri amacıyla söylenmiş olsa dahi, ifade tarzı küçültücü veya aşağılayıcı ise suç oluşur.
Yargıtay 18. CD, 2020/2562 E., 2021/4781 K.:
“Eleştiri, düşünce açıklaması sınırını aştığı anda hakaret suçunu oluşturur.”
b) Tehdit İçeren Sözler
TCK m.106 uyarınca, “bir kimseye zarar verme kastı taşıyan sözler” tehdit suçunu oluşturur.Örneğin:
“Seni gebertirim.”
“İşini bitireceğim.”
“Ailene zarar veririm.”gibi sözler açık tehdit sayılır.
c) İftira İçeren İfadeler
Bir kişiye işlemediği bir suçu isnat etmek, TCK m.267 kapsamında iftira suçunu oluşturur.Yargıtay, “ahlaksız, hırsız, dolandırıcı” gibi suç isnadı içeren beyanları bu kapsama dahil etmektedir.
d) Nefret Söylemleri
TCK m.216 uyarınca; “halkın sosyal sınıf, ırk, din, mezhep, cinsiyet veya bölge farklılıkları üzerinden kin ve düşmanlığa tahrik edilmesi” suçtur.Bu ifadeler genellikle toplumsal barışı bozacak nitelikte olmalıdır.
Yargıtay 8. CD, 2019/4376 E., 2020/6549 K.:
“Bir toplumsal gruba yönelik aşağılayıcı veya dışlayıcı ifadeler, ifade özgürlüğü sınırlarını aşar.”
e) Devlet Kurumlarına Hakaret
TCK m.301 kapsamında, “Türk Milletini, Cumhuriyeti veya Türkiye Büyük Millet Meclisini alenen aşağılamak” suçtur.Bu suçun oluşması için eleştirinin aşağılama kastı taşıması gerekir; yapıcı eleştiriler bu kapsamda değildir.
Yargıtay 16. CD, 2020/2318 E., 2021/4572 K.:
“Devlet kurumlarını hedef alan ağır ve ölçüsüz eleştiriler, ifade özgürlüğü kapsamında değerlendirilmez.”
f) Cumhurbaşkanına Hakaret
TCK m.299 gereğince, Cumhurbaşkanına yönelik hakaretin cezası:
Bir yıldan dört yıla kadar hapis cezasıdır.Bu suçun şartı, ifade özgürlüğü sınırlarının aşılması ve doğrudan kişisel saldırı niteliğinde olmasıdır.
4. Uygulamada Görülen Sorunlar
Eleştiri–hakaret ayrımının doğru yapılmaması,
Sosyal medya ifadelerinde bağlamın dikkate alınmaması,
Paylaşımların mizah veya ironi olarak değerlendirilip değerlendirilemeyeceği,
Failin kimliğinin tespiti ve ifade kastının belirlenmesi güçlükleri.
5. Yargıtay’ın Yaklaşımı
Yargıtay, ifade özgürlüğünün demokratik toplumun temeli olduğunu kabul etmekle birlikte, kişilik haklarının da aynı ölçüde korunması gerektiğini belirtir.Hakaretin belirlenmesinde şu kriterleri uygular:
İfade, kişiyi küçük düşürme amacı taşıyor mu?
Toplumsal eleştiri sınırları içinde mi söylenmiş?
Kullanılan dil ağır, saldırgan veya aşağılayıcı mı?
6. Çözüm Yolları
Mağdur, Cumhuriyet Savcılığına suç duyurusunda bulunabilir.
Kişilik haklarına saldırı varsa, ayrıca manevi tazminat davası açılabilir.
Sosyal medya üzerinden yapılan saldırılarda, noter tespiti ve ekran görüntüsü büyük önem taşır.
Delillerin hukuka uygun şekilde toplanması gerekir; aksi takdirde geçersiz sayılabilir.
7. Sonuç
TCK ve Yargıtay uygulamaları birlikte değerlendirildiğinde, ifade özgürlüğü ile kişilik haklarının korunması arasında denge gözetilmesi gereklidir.Yargıtay, hakaret ve iftira içeren ifadelerde bağlama, söylem biçimine ve kast unsuruna büyük önem vermektedir.Bu nedenle, özellikle sosyal medya çağında ölçülü ve sorumlu ifade kullanımı, cezai yaptırımlarla karşılaşmamak açısından zorunludur.


Yorumlar